Hosgeldiniz! Anonymous
Özel Arama

NAYÎ OSMAN DEDE (1642,1647?-1729)

Merhum Neyzenlerimizi rahmetle aniyoruz. Onlari tanimak icin kisa ozgecmislerini burada paylasabiliriz.

Yetkili: LynXMaSTeR, saidsener

NAYÎ OSMAN DEDE (1642,1647?-1729)

İleti neyhane » 05 Nis 2011, 00:12

NAYÎ OSMAN DEDE (1642,1647?-1729)

Nayî (Neyzen) Osman Dede

Nayî (Neyzen) Osman Dede'nin do?um tarihi kesin olarak belli de?ildir. Bu tarihin 1642-1647 yyllary arasyndaki bir tarih oldu?u tahmin edilmektedir. Bazy kaynaklar Gelibolu'lu oldu?unu, küçük ya?ynda Ystabul'a geldi?ini bildiriyorsa da hakkynda bilgi veren kaynaklaryn ço?u Ystanbul'lu oldu?unu ve Vefa semtinde do?du?unu söylüyor. Babasy Süleymaniye Darü??ifasy reis'ül-hüddamy Süleyman Efendi'dir. Tuhfe-i Hattatyn yazary Mustakîm-zâde Sâdeddin Efendi babasy hakkynda bilgi vererek "Bir pîr-i sâhib nefes ve hezar bîmar-y bîhu?a devâres olmu?, Haccü'l harameyn bir zat-y ?erif idi" diyor.

Osman Dede, çok genç ya?yndan itibaren güzel sanatlaryn mûsikî, ?iir ve hat sanaty gibi kollarynda çaly?maya ba?lady. Bu u?ra?ynyn sonucu olarak 1672 yylynda, Galata Mevlevihânesi ?eyhi Gavsi Dede'nin hizmetine girerek mevlevi oldu. Gavsi Dede, XVII. yüzyylyn yeti?dirdi?i de?erli ilim ve sanat adamlaryndandy. ?iir ve hat sanatyny iyi bilen, mensubu bulundu?u tarikatyn gerektirdi?i bilgileri nefsinde toplayan bir kimseydi. Osman Dede bu mevlevihâneye girdikten sonra, ?eyhinin dizinin dibinde yeti?ti ve bu yeti?mede bu kültür adamynyn büyük etkisi oldu. Bir yandan Arapça ve Farsça ö?renirken ney üflemeye ve tasavvufa çaly?yyor, güzel yazy yazmayy ö?reniyordu. Ney üflemesini üç yyllyk "Çile" süresi içinde geli?tirdi?i söylenir.

Söylentiye göre bir gün Gavsi Dede'ye Halil Efendi adynda bir dostu ziyarete gelmi?. Bir süre sohbetten sonra her ikisinin de cany ney dinlemek istemi?. O gün de usta neyzenlerden dergâhta hiç kimse yokmu?. O syralarda çok genç ve emekleme döneminde bulunan Osman Dede'ye ney çaldyrtmy?lar. Bütün acemili?ine ra?men genç sanatkârdaki kabiliyeti sezen Halil Efendi, bu genç delikanlynyn ileride neyzenba?y olabilece?ini Gavsi Dede'ye söyleyerek takdirlerini belirtmi?.

Gerçekten de Osman Dede sanatkâr ki?ili?ini i?leyip geli?tirdi;sazynda eri?ilmez bir virtüöziteye ula?arak Galata Mevlevihânesi'nde on sekiz yyl neyzenba?ylyk yapty. Bu arada Gavsi Dede'nin kyzy ile evlendi. Kayynbabasynyn ölümü üzerine 1697 yylynda mevlevihânenin ?eyhli?ine getirildi. Bu makamda otuz üç yyl kaldyktan sonra 1729 yylynda öldü ve tekkenin mezarly?yna defnedildi. Yerine o?lu Syrrî Abdülbaki Dede ?eyh olmu?tur.

XIX. yüzyylyn ünlü bilgin ve mûsikî?inaslaryndan Ali Nutkî Dede, Nasyr Abdülbaki Dede, Abdürrahim Künhî Dede, Osman Dede'nin kyzy Saide hanymdan torunlarydyr. Bu büyük din ve sanat adamy iyilik seven, ne?eli, güzel konu?an, kimseyi incitmeyen, herkesi kendine ba?layan bir kimseymi?.

Ça?ynyn usta hattatlaryndandy. Sülüs ve nesih türü yazyyy Nefes-zâde Ysmail Efendi'den , taliyk türü yazyyy ise kayynbabasy Gavsi Dede'den ö?rendi. En çok taliyk yazmada ba?aryly oldu?u söylenir.

Bir ?air olarak o dönemin ?iir anlayy?y çerçevesinde güzel örnekler vermi?tir. Tasavvufî gazelleri, mesnevi ?eklinde yazdy?y miraciye'si, â?ykhane ?iirleri, na'tleri, Hazreti Muhammed'in mûcizelerini anlatan ?iir ?eklinde yazdy?y bir eserinden ba?ka bazy nazireleri vardyr. ?iirlerinde "Nayî"mahlasyny kullanan Osman Dede'nin Ravzatü'l-Ycaz ile Miraciye'si göz önünde tutulursa, iyi bir tasavvuf ?airi oldu?u sonucuna varylyr.

Ney üflemedeki ustaly?y, o günden bugüne kadar "Kutb-, Nayî" syfaty ile anylmasy, neyzenba?y olmasy ve bu görevi onsekiz yyl ba?ary ile sürdürmesi ile belgelenmi?tir.

Mûsikî?inasly?yna gelince eserlerindeki ifade kudreti, sa?lamlyk ve dâhiyane sentezler bu sanaty ne derece bildi?ini anlatmaya yeterlidir. Mûsikînin sadece teknik yönü ile de?il eski Edvâr kitaplaryny inceleyen, nazariyat ile u?ra?an bir sanatkârdyr. Bu sanat dalynda notasyzly?yn nelere mal oldu?unu görüp anlayarak bir de nota yazysy bulmu?tur.

Mûsikî ö?renim yyllarynyn ilk dönemlerine ait güzel bir hikâye anlatylyr:Mevlevihânede "Çile" doldurdu?u yyllarda, ney ö?reniminin ba?langycynda "Dem Çekme" denemeleri yaparken çykardy?y seslerin güzelli?i her nasylsa padi?ahyn kula?yna ula?my?. Genç dervi?, ?eyhinden izin alynarak saraya getirilmi?. Mûsikî üstadlarynyn da bulundu?u bu mecliste padi?ah, Osman Dede'nin u??ak makamyndan bir taksim etmesini emretmi?. O zamanlar mûsikîyi ve bu sanatyn inceliklerini henüz iyi bilmedi?inden, ney'i rastgele üfleme?e ve tatly na?meler çykartma?a ba?lamy?. Bu ba?ary oarda bulunan mûsikî?inaslary hayrete dü?ürmü?. Padi?ah "Dedem bunun pe?revi yok mudur ?"deyince, "Eyvallah" diye çalma?a koyulmu?. Padi?ahyn "Dervi?, bu pe?revin ady nedir ?" sorusuna da "Gül Devri padi?ahym"kar?yly?yny vermi?. Eserin ady böylece kalmy?. Rast makamyndaki bu pe?revin âyinlerde çalynmasy mevlevihânelerde gelenek halini almy?tyr.

Eserleri:

1-Mevlevi Âyinleri:Rast, Hicaz, U??ak ve Çargâh makamlaryndan bestelemi? oldu?u dört mevlevi âyini ba?ly ba?yna birer sanat olayydyr. Bunlardan hicaz makamyndaki âyinin tamamy unutulmu?ken, Edirneli bir dervi?in hâfyzasyndan, birinci ve ikinci selâm'yn tamamy, üçüncü selâm'yn bir bölümü tesbit edilmi?tir.

2-Rabt-y Tabiat-y Mûsikî:Bir Edvâr kitabydyr;mûsikî ile ilgili eserlerden söz eder.

?iir ?eklinde ve Farsça yazylmy?tyr.

3-Miraciye:Türk Mûsikîsi'nde ?aheser bir beste örne?idir. Segâh, Müstear, Dügâh, Neva ve Hüseyni makamlarynda be? bölüm olarak bestelenmi?, her bölümün ba?y tev?ihlerle süslenmi?tir. Ancak, Neva bölümünün on sekiz mysraynyn bestesi unutulmu?tur. Miraciye'nin sözleri eksiksiz bir ?ekilde derlenerek, 1895 yylynda Maarif Nezareti Evrak Müdürü Ali Galip Bey tarafyndan bastyrylmy?tyr.

4-Gazeller, nazireler, na'tlar

5-Türk Mûsikîsi'nde kullanylan perdelerin ba? harflerini alarak Arap alfabesine dayaly bir nota yazysy bulmu? ve bu konu ile ilgili bir kitap yazmy?tyr. Bu eserin iki müshasy yakyn zamanlara kadar Yenikapy Mevlevihânesi'nde iken sonradan kayboldu?undan geni? bir bilgi elde edilememi?tir.

6-Saz Eserleri:Osman Dede klâsik mûsikîmizde önemli bir saz eseri bestekârydyr. Eserleri yeni mûsikî ö?renenler, hele ney çalma?a çaly?anlar için ö?retici özelliktedir. Bu eserler kendisinden sonra gelen bestekârlara örnek olmu?tur.

Hem dinî hem de din dy?y mûsikîmize birbirinden de?erli eserler kazandyran bu büyük insany saygyyla ve rahmetle anyyoruz. . .

Hazyrlayan:Tâhir AYDOĞDU
Kaynak:Türk Mûsikîsi Tarihi. . . . . . . Dr. Nazmi ÖZALP
Koskoca Alemde Yalnız Bir Kulum!
Kullanıcı avatarı
neyhane
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
 
İleti: 1181
Kayıt: 28 Mar 2011, 20:57
Cinsiyet: Erkek
Yasadiginiz sehir: İstanbul-I (Avrupa)
Bulunduğu_ilçe: * Beylikdüzü İlçesi
Dogum_Tarihi: 06 Mar 1987

Merhum Neyzenlerimiz

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir